Amerika Seyahatiniz

1) Yolculuğu planlama ve hazırlıklar

a) Yolculuk programının ve içeriğinin net olarak bilinmesi

b) Uçak bileti

c) Gidilecek yerdeki irtibatlar ile iletişim

d) Pasaport

e) Vize

f) Çantanın hazırlanması, yanınıza alacaklarınız ve almayacaklarınız

2) Gidiş

  • a) Havaalanı
  • b) Uçak
  • c) Diğer Havaalanı

1) Yolculuğu planlamak:

a) Yolculuk programını ve içeriğinini çok iyi bilin

Gideceğiniz yerdeki eğitim/görüşme programını tam olarak öğrenin. Ardından sözkonusu eğitimin yeralacağı bölgenin tam ismini alın, internet ve Google’dan edinebildiğiniz kadar bilgi edinin.

Aldığınız adresleri, www.maps.google.com veya www.mapquest.com'dan kontrol edin. Gittiğiniz havaalanından oraya nasıl ulaşıldığının bilgilerini bu sitelerden alabilirsiniz.

Ardından sözkonusu tarihler arası bulunacağınız yerin hava durumunu www.weather.com 'dan (tercihen uçağa gitmek için evden çıkmadan hemen önce) öğrenin. Bavulunuzu hazırlarken bu çok işe yarayacak.

Uçağa binmeden, bu sayfaların çıktılarını yanınıza almanızda fayda var.

b) Uçak Bileti

Öncelikle, yolculuğunuzun yeri ve günü belli olduğu anda hemen bilet rezerve ettirin. Daha sonrasında yer kalmayabilir, talebin çokluğu yüzünden bilet fiyatları artabilir.

Biletin gidiş-dönüş olarak alınması çok önemli, bir firmadan gidiş, bir firmadan dönüş aldığınızda ödediğiniz ücret genelde tek birinden gidiş dönüş almanızın 1,5 hatta bazen iki katına varabiliyor.

Ayrıca vize başvurusu için de uçak bileti önemli.

Gideceğiniz yer en az 5 saat zaman farkı olan Amerika olduğu için, eğitim başlangıcı ile varışınız arasında en az bir gün olsun. Aradaki saat farkı uyku düzeninizi tamamen bozabiliyor ve uyuklayarak alacağınız bir eğitimden hiçbir fayda alamazsınız.

c) Gidilecek yerdeki irtibatlar:

Açıkcası yolculuğunuz süresince en önemli konu, gideceğiniz yerdeki irtibatlarınızdır. Yolculuk tarihi kesinleştiğinde mutlaka irtibat isimlerini ve bilgilerini kaydedin ve onlarla iletişim kurun. Mutlaka size çok yardımcı olacaklardır.

d) Pasaport

Eğer pasaportunuz yoksa, ya da yeniletmeniz gerekiyorsa vize başvurunuzdan en az bir hafta önce başvurmanızda fayda var. Önbaşvuruyu www.iem.gov.tr 'den yapabilirsiniz, bu bir şekilde işleri hızlandırıyor. Burda önemli olan kısım, nerde oturuyorsanız ordan başvuru yapmanız

Pasaport için gerekenler:

• Beyaz arkaplanlı fotoğraf

• Nüfus kağıdı fotokopisi

Bunlarla birlikte pasaport dairesine gittiğinizde, eğer daha önceden pasaportunuz yoksa veya süresini uzatacaksanız vezneye gidip bunla ilgili ödeme yapıyor ve makbuzunuzu alıyorsunuz.

Pasaport Ücretleri 2011 itibarı ile aşağıdaki gibidir:

• 6 aya kadar olanlar (Bu süreye birçok ülke vize vermemektedir) 70 TL

• 1 yıl için olanlar 102 TL

• 2 yıl için olanlar 167 TL

• 3 yıl için olanlar 237 TL

• 4 yıldan 5 yıla kadar olanlar (5 Yıl) 334 TL

• Cüzdan bedeli 54 TL. (Pasaport Büro Amirliğine verilecektir) Bu paranın yanınızda olması lazım.

Makbuzu aldıktan sonra gişeye gidip form isteyin (sıraya girmenize gerek yok). Form internetten doldurduğunuzun aynısı. Formu doldurup, makbuz ve fotoğraflarınızı gişeye verdiğinizde size bir takip numarası verilir, bir hafta içinde pasaportunuz adresinize gönderilir.

e) Vize

“Amerika Vize Başvurusu”na bakınız

f) Çantanın Hazırlanması

Uçağa binmeden önce, yanınıza almayı süşündüğünüz metal aksamı (eğer alıkonulmasını istemiyorsanız) yanınıza almayın. İsveç çakısına bile (ne kadar küçük olursa olsun) izin verilmemektedir.

Öncelikle içine kitap girebilecek büyüklükte bir omuz çantası işinize yarayacaktır. Bu çantaya pasaportunuz, biletleriniz ve paranızı koyun ve hiçbir zaman yanınızdan ayırmayın. Pasaportunuzu kaybettğiniz durumda, kimliğinizi ispat edebilmeniz için nüfus kağıdınızı çantanıza veya başka bir yere koyun, kaybolma ihtimaline karşı ikisi birarada bulunmasın. Paralarınızı kaybetmeniz durumuna karşı yanınızda en az bir kredi kartı bulunsun - ama mümkün olduğu kadar kullanmayın.

Kıyafetler:

Boston şehrinin Amerika’nın kuzey-doğusunda bulunduğunu ve kışın sert yazın ise serin geçtiğini unutmayın. Yağmura yakalanma durumunda üstünüzü kolayca değiştirebilmelisiniz. Havanın soğukluğuna göre üstüste giyilebilir ve alternatifli şeyler olsa iyi olur. Normal bir havada T-shirtle ya da gömlekle dolaşmanız mümkün sonuçta, ama havanın soğukluğuna göre iki üç kat giyip üstüne yağmurluğu giymeniz gerekebilir.

Eğer çok yoğun yağmurlu bir mevsimde gitmiyorsanız ayakkabı tercihiniz en rahat spor ayakkabınız şeklinde olsun. Büyük ihtimalle bir adres bulacağınız zaman ya da alışveriş yaparken uzun uzun yürüyeceksiniz, rahatsız bir ayakkabı sizi hayattan bezdirebilir.

Laptop, Palm vs:

Açıkcası laptop ya da wirelessı olan bir palm cihazı kesinlikle yolculuğunuzu kolaylaştıracaktır. Şehirde herhangi bir anda kaybolduğunuzda, laptopı açıp bir wireless networke girip www.mapquest 'e ya da www.maps.google 'a bakmanız, ya da ulaşamadığınız arkadaşınıza bir e-mail göndermeniz mümkün.

Eğer laptopı yanınıza alıyorsanız ve böyle sokakta gördüğünüz wireless ağlara bağlanacaksanız, bir yerlerde erişiminiz olan bir ssh sunucusu olmasında fayda var. Başkasının wireless ağını kullanırken kesinlikle https ve ssh gibi şifreli protokoller dışında bir şey kullanmayın. E-mail hesabınıza erişim için ssl'li bir sistem yoksa, www.mail2web.com 'un ssl özelliğini kullanabilirsiniz.

Diğerleri:

Deodorant kesinlikle almayın, uçağa bindirmek yasak. Bunun yerine roll-on ya da stick türü bir şeyler almanızda fayda var. 100ml’den fazla su, süt, vs bulundurmak bile yasaktır.

Mart 2005'den bu yana Amerikan hükümeti (Homeland Security) uçaklara çakmak ve diğer yakıcı aletler sokulmasını da yasakladı. Bu sebeple özellikle de çok sevdiğiniz bir çakmağınız vs. varsa yanınıza almayın. Atatürk Havaalanı'nda son kontrol sırasında makbuz karşılığı çakmağınızı bırakabiliyorsunuz ama bunun yerine evinizde bırakmanız daha mantıklı.

Bunlara ek olarak aspirin, yara bandı gibi şeyleri yanınıza alın. Yolculuğa çıkmadan önce bir iki paket kraker türü bir şeyler almanızda fayda var. Bir yerlerde bekleme durumunda kaldığınızda atıştırabilecek bir şeylerin olması her zaman iyi.

2) Gidiş:

a) Havaalanı

Amerika’da 11 Eylül terör olayından sonra Amerika seferlerinde kontroller çok sıkılaştırıldı. O yüzden Atatürk havalimanında veya (aktarmalı uçacaksanız) İngiltere veya Almanya havalimanlarında uçağa binerken ayakkabılarını çıkartıp X-ışınlarından geçirmeniz istenebilir. Buradaki kontroller dünyanın diğer yerlerine göre çok daha fazladır.

Artık uçağa binerken tırnak makası veya ufak dikiş makası almak bile yasaklandı. 100 ml’nin üzerinde sıvının uçak kabinine alınmasına izin verilmiyor. Sözkonusu sıvı, çocuk maması olsa bile. Amerika içinde yolculuk yaparken bütün yolcular valizlerini X ışınlarından kendileri geçiriyorlar. O yüzden hava alanına 2-3 saat erken gitmenizde fayda var.

b) Uçak

Eğer daha önce uçağa hiç binmediyseniz , şunu belirtelim ki, uçak aynı otobüs gibidir, yalnızca çok daha güvenli. Neden daha güvenli; çünkü uçak mühendisleri tarafından yapılıp kontrol ediliyor ve genelde ordudan emekli olmuş pilotlar tarafından kullanılıyorlar; yani yapımında ve kullanımında rol oynayan insanlar genelde bir otobüs şoförüyle karşılaştırılmayacak kadar çok eğitimli ve kurallara uyan insanlardır. Kaç defa Amerika’ya giden veya gelen bir uçağın düştüğünü duymuşuzdur haberlerde? Terörist saldırının olduğu kötü gün hariç böyle olaylar olmadı.

Otobüsle karşılaştırınca, uçağa çok daha fazla para veriyorsunuz, bu sayede çok daha fazla servis veriyorlar tabi ki. Genelde okyanusu aşarken, kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği verilmektedir. Arada atıştırmak için kraker falan gibi şeyler getirirler ve içkiler ücretsizdir. Düğmeye basıp hostesi çağırıp istediğiniz bir şey varsa söyleyebilirsiniz.

Eğer sigara içen biriyseniz, bütün yolculuk boyunca sigara içmeyi aklınızdan çıkarmalısınız. Çünkü havada ve Amerika’da kurallar çok katıdır: Ya para cezası ya da hapis cezası alırsınız. Amerika’da hapise girmek hiç de iyi bir şey değil. Genelde Amerika uçaklarında gizli görevli polisler bulunur, eğer sigara içmeye kalkarsanız, sizi etkisiz hale getirebilirler.

c) Diğer Havaalanı

Amerika’da uçağınız indikten sonra, ilk gideceğiniz yer genelde vize kontrol noktasıdır. Mesela New York’ta aktarmanız varsa, valizlerinizi New York’ta alıp önce gümrük kontrolünden geçmeniz daha sonra da valizlerinizi tekrar geri vermeniz gerekir. Genellikle gümrük kontrolde uzun bir sıra oluşur; ama kolay bir şekilde biter; çünkü bir sürü kontrol memuru vardır. Size verilen bütün formları yanınızda bulundurmanızda fayda vardır. Ayrıca uçakta doldurttukları gümrük formunu da burada görevlilere vereceksiniz. Uçaktan inmeden bir saat kadar önce size gümrük formu verilir. Üzerinde adınız, soyadınız, gideceğiniz yerin adresi gibi şeyler sorulur ve yanınızda getirdiğiniz şeyleri yazmanız gerekir. Mesela meyve veya sebze getiriyor musunuz, $10,000’ın üzerinde para getiriyor musunuz, gibi şeyler. Bunların hepsini formda dürüstçe belirtmek zorundasınız. Eğer yazmazsanız ve bulurlarsa Amerika’ya giremeyebilirsiniz. Kesinlikle dürüst olmak gerekiyor. Form beyanınıza göre bir çok yolcu arasından rastgele sizin bavul/çantanızı kontrol edebilirler. Genelde gümrük kontrol yarım saat falan sürer. Bu yarım saatin içine sırada beklemek de dahildir.